SON DAKİKA

Haberci45
Keskin Kalem
Keskin Kalem

Benimle Oynar mısın?

Benimle Oynar mısın?
Bu haber 25 Mart 2017 - 13:10 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İş dünyası, bir zamanlar eğitim durumunuz, kıdeminiz ve tecrübenizle doğru orantılıydı. 15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında FETÖ’nün sınav sorularını çaldığı, devletin en önemli kurumlarının hatta siyasetin en kritik noktalarının ve dahi askeri birimlerin en stratejik kadrolarının bu örgütün militanlarınca doldurulduğu ortaya çıkınca, yıllardır var olan ‘liyakat’ kavramı sanki yeni bir kelimeymiş gibi yeniden gündemimize geldi. Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe sözlükte liyakatın anlamı şöyle açıklanmakta; ‘Bir kimsenin, kendisine iş verilmeye uygunluk, yaraşırlık durumu, değim.’

Gelişen teknoloji, dünya nüfusunun hızlı artışı, gelişen teknolojiye paralel olarak işgücündeki azalım, ciddi bir rekabet ortamını yüzümüze tokat gibi çarptı. Günümüzde rekabet öyle bir hale geldi ki, deyim yerindeyse ezmek ve kafa koparmak üzerine döner oldu. İnsanoğlu; duygu durumu olarak çok çeşitli sınıflara ayrılabilir. Tembel, çalışkan, zeki, fettan (fitneci, fesatçı), dedikoducu, pısırık… vb. çok sayıda türümüz var ve bunlar iş dünyasında aynı büroda çalıştığımız arkadaşlarda bile mevcut olabilecek özellikler. Rekabet içinde olduğumuz (istemeyerek de olsa) kişiler artık eskisi gibi tecrübeleriyle ya da zekasıyla değil, diğer özellikleriyle sizleri saf dışı bırakabilecek hale geldi. Her ne kadar dile getirmek istemesem de bazı kadınların ‘kadınlığını kullanarak’ nerelere geldiğini örnekleriyle görmüş bir kişi olarak ve çocukluğundan beri çalışma dünyasında yer alan, görmüş/geçirmiş bir isim olarak bunları yazıyorum. Kadınlar üzerinden örnekleri çoğaltmayacağım. Kullanılacak bir vücudu ya da güzelliği olmayan kadın-erkek ortamındaki rekabet düzeyi, vücudunu kullanan kadınlarımız kadar ‘masum’ olmayabiliyor. İktidarın arkasına saklanarak bir yerlere gelenler mi ararsınız, birbirilerinin arkasından türlü oyunlar çevirip kişileri rekabet sahasında harcayarak gelenleri mi?.. Ve daha da kötüsü, başkalarının üstüne basarak, sağdan soldan parlatılıp yükselenler var ki, değmeyin onların keyfine.

Yazımın başlığında belirttiğim oynamak konusuyla bu yazı ne alaka acaba diye düşünmüş olabilirsiniz. Anlatayım. Ben iş dünyasındaki rekabet ortamını büyük bir dans pistine benzetiyorum. – Ki dans etmeyi hiç ama hiç bilmem.- Bu dans pistinde en iyi oynayanlar daha çok alkış alıyor. Dans etmeyi bilmeyen ancak müzikten iyi anlayanlar ne yazık ki, bu oyuncular kadar prim kazanamıyor. Kenarda kendini gösterebilmek adına cılız alkış yapsa da, kar etmez. Ancak en omurgasızı, yani gözü ve başı ayrı oynayanlar bu dans pistinin kazananı olurlar. Peki ne olmalı? Bu tür ayıklamaların ve kadroların hakkaniyetli bir şekilde ehline teslim edilmesinin tek bir yolu vardır ki, o da karar mekanizmalarının adil bir şekilde işlemesidir. Herkes kendi işini yapar, siyaset siyasi arenasında kalırsa çok önemli yol alınmış olunur. Aksi takdirde birbirilerine düşman, Fenerbahçe-Galatasaray tartışmasında bile birbirini öldürebilecek insan örneği daha çok karşımıza çıkar.

Bahsettiğim konuda Cornell Üniversitesi’nin iki psikoloğu Justin Kruger ve David Dunning’in tanımladığı bir algılamada yanlılık eğilimi olan ve ‘Dunning-Kruger Sendromu’ adını verdikleri bir araştırma söz konusu. Bu varsayımda iki bilim insanı, Türkçede “cahil cesareti” ile benzer “Yetkin olmayan insanlar, vardıkları yanlış sonuçlar ve talihsiz seçimlerin yanlışlığını anlayabilecek kapasiteye sahip değillerdir.” görüşünü savunuyor. Bununla ilgili gerek ünlü filozoflar, gerekse Türk atasözleri de aslında çarpıcı sonuçlara varmışlardır. Örneğin;

“Cehalet, genellikle bilgi sahibi olmaktan daha çok özgüvene sebep olur.” Charles Darwin

“Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.” Bertrand Russell

Akıllı düşününceye kadar, deli oğlunu everirmiş. (Türk atasözü)

Saygı, hoşgörü, sevginin her şeyin üstesinden kolaylıkla gelebileceğine olan inancımla her şeyin hakkımızda hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Sevgiyle kalın…

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER